Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT World Forum 2026 etkinliğinde açıklamalarda bulunuyor:
Pek çok başlığın istişare edileceği bu programa katkı sağlayacak herkese teşekkür ediyorum. 2017'den bu yana düzenlenen TRT World Forum, bu sesin farklı renkler, düşünce biçimleriyle özdeşleştiği bir platform oldu. İnsanlığın ortak meseleleri bu programda ele alınıyor. Dünyanın tamamı için barışa, huzura, istikrara vesile olmasını diliyorum.
Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, değerlerin toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz. Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor. Akıl ve vicdan sahipleri olarak bu krizi adil ve hakkaniyetli şekilde çözümlendirmenin hepimizin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyorum.
Dünün reçeteleriyle bugünün sorunlarına çözüm bulunmaz. 81 yıl öncesinin güç sahipleriyle dizayn edilen uluslararası sistemin sonuçlarını hepimiz izliyoruz. Sistemin iflas bayrağını çektiğini hepimiz görüyoruz. Zulüm ve kötülük sıradanlaşırken, barış ve sağduyu çağrısı yapanlar azınlıkta kaldı. Gazze'de modern zamanların en büyük soykırımı yaşandı. Harabeye çevrilen Gazze'de bugün bile insanlar enkaz yığınları içerisinde hayata tutunma çabası veriyor, insani yardım girişleri engelleniyor. Tüm bu olup biten karşısında bizim elimizi vicdanımıza koyup, "Hangi gerekçe böyle bir işgali, gaspı meşrulaştırabilir?" sorusunu sormamız gerekmiyor mu? Ne bu cinnet halinin, ne de bu cinnet hali karşısında sergilenen tavrın hiçbir haklı sebebi yoktur.
Görevi barışı, istikrarı sağlamak olan uluslararası yapılar, kana bulanan pek çok yerde olduğu gibi Gazze'yi tribünden seyrediyor. Gazze Barış Anlaşması ne yazıkki uygulanmıyor. Gazze soykırımı sırasında 270'in üzerinde basın mensubu katledildi, işgal güçleri tarafından öldürüldü. İsrail'e halen iltimas geçildiğini görüyoruz. Bu çifte standardın en bayağı halidir. BMGK kadar kendini basın özgürlüğünde otorite sayan bu kurumların da güvenilirliği sorgulanmalıdır. Ülkemizin sırf ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı hedef gösterilmesini içimize sindiremiyoruz. Türkiye'ye art niyetli bir şekilde küresel ölçekte karalamaya çalışanlara boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini açıkça isterim.
Türkiye olarak daha adil ve özgür bir dünyanın inşası için sadece elimizi değil bütün bedenimizi, yüreğimizi taşın altına koymuş durumdayız. Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Ukrayna'ya uzanmış tüm çatışmaların barışçıl yolla çözülmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Birileri rahatsız olsa da bundan asla geri adım atmayacağız. Doğru bildiklerimizi cesaretle, hakkı ve hakikati kararlılıkla söylemeye devam edeceğiz.