Dünya Sağlık Örgütü’nde Avrupa Acil Durumlar ve Bulaşıcı Hastalıklar Direktörü olarak görev yapan Dr. Nedret Emiroğlu, corona virüs hakkında son dakika açıklamalarında bulundu. Corona virüs salgınının başlangıç noktasında Avrupa ülkelerinin önlem almakta geciktiğini ifade eden Dr. Emiroğlu; insanların yüzde 40’ında hastalığın çok hafif geçtiğini belirtti. Sykpe üzerinden Anadolu Ajansı’nın sorularını cevaplayan Türk doktor, hastalığın damlacık yoluyla bulaştığını aşıyla ilgili 20 farklı çalışmanın olduğunu söyledi. İşte son dakika haberinin ayrıntıları…
Tüm dünya genelinde 42 bini aşkın insanın ölümüne neden olan corona virüs hakkında aşı çalışmaları ne durumda? Salgının etki alanını geç tahmin ettiği gerekçesiyle eleştirilerin hedefi olan Dünya Sağlık Örgütü’nün Avrupa Acil Durumlar ve Bulaşıcı Hastalıklar Direktörü Doktor Nedret Emiroğlu; hem hastalığın bulaşma serüvenini, hem aşı çalışmaları hakkındaki son durumu hem de Avrupa’daki ölü sayısının bu kadar artmasını değerlendirdi. Son dakika bilgisine göre ABD’de bir gönüllüye aşı denemesi yapıldı!
Bütün dünyayı etkileyen koronavirüsün son haftalarda merkezi haline gelen Avrupa’daki acil durumu DSÖ adına takip eden Dr. Emiroğlu, Avrupa ve Türkiye’deki salgına ilişkin durumu “Skype” vasıtasıyla değerlendirdi.
DSÖ Avrupa Bölge Ofisinin Kopenhag’da olması sebebiyle buradan koronavirüsle ilgili gelişmeleri izlediğini söyleyen Emiroğlu, korona ailesine bağlı yeni bir virüsle karşı karşıya olduklarını belirtti.
Emiroğlu, DSÖ’nün dünyadaki bütün kanalları kullanarak özel sektör, akademi, araştırma enstitüler dahil Ar-Ge anlamında sadece aşı değil, etkin tedavi yöntemlerinin koordinasyonu yönettiğini aktardı.
“Ölümlerin yüzde 96’sı, şu ana kadar vakaların yüzde 87’si ileri yaş grubunda gözüküyor: 60 yaş ve üzerinde. Ama bu, genç yaş grubunda görülmediği anlamına gelmiyor. Onlarda daha hafif ilerliyor hastalık ama yine de enfekte olabiliyorlar. Tüm yaş gruplarına kendilerini korumaları için genel bir mesaj veriyorum…”
Başta İtalya olmak üzere Avrupa’nın neden bu kadar etkilendiği sorusuna karşılık DSÖ yetkilisi, “Avrupa’ya yönelik özel bir durum olduğunu düşünmüyorum. Bütün dünyada ve sistemlerde görüyoruz ki birçok ülke bu denli hızla yayılan ve bu denli ağır hastalığa neden olabilecek bir salgına hazırlıklı değil.” dedi.
Salgına karşı atılacak adımlara değinen Emiroğlu, enfeksiyon zincirini toplum içinde kırmanın, bütün vakaları tespit edip, onların temaslarını da izole etmenin önemine vurgu yaparak aynı zamanda ülkelerin sağlık hizmetlerini, özellikle de hastanede gerekecek ileri bakım ünitelerini, yoğun bakım ünitelerini hazırlaması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin attığı adımlar
Kendisinin Türkiye ile de temas halinde olduğunu anlatan Emiroğlu, “Şu ana kadar alması gereken bütün önlemleri almış durumda ancak halkın katılımı ne kadar, o biraz beni endişelendiriyor. Sanıyorum son dönemde hassasiyet ve duyarlılık arttı. Şehirlerden boş sahneler görebiliyorum ama daha önce toplumun önerilere harfiyen uyması çok önemli.” dedi.
Hastalığın nasıl bu kadar hızlı yayıldığı sorusuna Emiroğlu, şu yanıtı verdi:
“Hastalık, damlacık yoluyla yayılıyor. Çok küçük parçacıklar bunlar. İnsanlar konuşurken ya da öksürürken çıkardığı her zaman göremediğimiz, grip gibi hava yoluyla bulaşan hastalıklardan biraz daha farklı. Ağır olduğu için bu damlacıklar çok uzun mesafe katedemiyorlar. En fazla gittiği 1-1,5 metre mesafe. O anlamda önerdiğimiz o mesafeyi koymak önemli. Ya da öksürürken, yüzü kapatmak önemli. Semptomları bilmek çok önemli. En fazla gördüğümüz bulgular, ateş, kuru öksürük, nefes darlığı, yine gripte olduğu gibi. Burun, solunum yolu akıntısı daha az görüyoruz. Bunlara karşı bilinçli olmaları, kendilerini ve sadece kendilerini değil, riskli grubu korumaları açısından da çok önem arz edecek.”
Grip ve Ebola salgınından sonra DSÖ’nün acil durumlar programının oldukça güçlendiğini ifade eden Emiroğlu, “Onun olumlu etkilerini görüyorum. DSÖ, başından itibaren stratejileri çok net belirledi. Şu anda az gelişmiş ya da orta düzeydeki ülkelerde sağlık sistemlerini hem hizmet anlamında hem ülkelerin hastalığı tespit edip, temasları takip etme aşamasında destek olabilecek tüm aktiviteleri yapıyor. Şu anda hemen hemen bütün ülkelerde hastalığın laboratuvar teyidi yapılabiliyor.” dedi.
“Milyar dolarlık soru”
Kovid-19 salgınına ilişkin öngörüsü de sorulan Dr. Nedret Emiroğlu, şunları kaydetti:
“Bunu, milyar dolarlık soru diye yanıtlıyorum. Önlemlerle salgın eğrisini düzleştirmeye çalışıyoruz. Bir anda vaka sayısının çok fazla artıp, sağlık sistemlerinin onlara yanıt veremez hale gelmesini engellemek için bütün bu evde oturmalar, okul kapatmalar, toplu etkinliklerin yasaklanması, özel riskli gruplara yönelik önlemlerle vaka sayılarını azaltmaya çalışıyoruz ve zaman kazanmaya çalışıyoruz bir yandan. Özellikle toplumda enfeksiyon zincirini kırarak, yani hasta kişi kim ve toplumda temasları kim, bunları nasıl birbirinden ayırabiliriz, bu önlemleri yerine getirmek, sonucu belirleyecek. Olumlu bir örneğimiz var: Çin bunu 2 ayda bitirdi. Çin, enfeksiyon zincirini kırdı, tamamladı. Umarım diğer yerlerde de etkin çalışmalarla bunu yapabiliriz.”






