Kronik sorunlara çözüm bulunmalı, beklentiler karşılanmalıdır
2021-2022 eğitim-öğretim yılının birinci dönemi, kronik sorunlara çözüm üretilmeden,
okulların temizlik ve güvenlik personeli ihtiyacı giderilmeden, meslek kanunuyla beklentiler
karşılanmadan sona ermiştir.
Salgının gölgesinde geçen bu dönem, eğitim çalışanlarının gayretleri ve özverili
çalışmalarıyla tarihe geçmiş, Bakanlığın okulları açık tutma iradesi kamuoyunda takdirle
karşılanmış, her şeye rağmen eğitim-öğretimden vazgeçilmemesi doğru bir karar olmuştur.
Öğretmenlik Meslek Kanunu beklentileri karşılayacak şekilde çıkarılmalıdır
TBMM Genel Kurulu’nda görüşme aşamasına gelen Öğretmenlik Meslek Kanunu konusunda
somut adım atılması, 3600 ek gösterge vaadinin yerine getirilecek olması, kariyer
basamaklarının ücret artışlarıyla birlikte yeniden hayat bulacak olması, aday öğretmenlikten
asli öğretmenliğe geçişte yazılı sınavın kaldırılıyor olması, bir kısım sorunların çözümü için
adım atılmış olması eğitim camiasında olumlu karşılanmıştır. Ancak, meslek kanununun
Meclis’e sevk edilen hâliyle beklentileri karşılamaktan uzak oluşu eğitimcileri hayal kırıklığına
uğratmıştır.
Öğretmenlik Meslek Kanunu, öğretmenliği bütün boyutlarıyla ele almalı, her açıdan
yapılandırmalı, sadece kariyere hapsetmemeli; öğretmenlerin sosyal ve mali haklarını
geliştirmelidir.
Kronik sorunlara kalıcı çözümler üretilmelidir
Sözleşmeli ve ücretli öğretmenliğe son verilmemesi, öğretmen atamalarında mülakatın
kaldırılmaması, istihdamda güçlük çekilen bölgelerde görev yapan eğitim çalışanlarına ilave
teşviklerin verilmemesi, birim ek ders ücret miktarının düşüklüğü, eğitim kurumu
yöneticiliğinde özlük haklarını ve yetkileri geliştiren kariyer odaklı sürdürebilir bir sistemin
halen hayata geçirilememesi, eğitimin rehberlik ayağının eksikliği, öğretmenleri şiddete karşı
koruyacak bir yasal düzenlemenin çıkarılamaması, öğretmenlerin yer değişikliği taleplerinin
karşılanmamasının doğurduğu mağduriyetler, okulların ödenek ihtiyacı ve yardımcı personel
istihdamı gibi sorunlar konusunda ivedi çözümler beklenmektedir.
Sözleşmeli istihdam sonlandırılmalı, ücretli öğretmenlikten vazgeçilmelidir
Eğitim çalışanlarının haklı taleplerine, geçerli mazeretlerine duyarsız kalınarak ortaya atılan
politikalar, eğitimcilerin moral ve motivasyonunu bozmaktadır. Eğitimde verimlilik ve kalite
isteniyorsa sözleşmeli istihdam sonlandırılmalı, ücretli öğretmenlikten vazgeçilmelidir.
Ek gösterge düzenlemesi tüm kamu görevlilerini kapsamalıdır
Kamu personel sisteminde ülkesine ve milletine hizmet eden diğer unvanlardaki kamu
görevlilerinin de ek gösterge beklentilerini karşılayacak, ek gösterge kaynaklı mağduriyetleri
giderecek, çalışma barışını ve iş huzurunu sağlayacak şekilde bütün kamu görevlilerini
kapsayacak bir ek gösterge çalışması yapılmalıdır.
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti önleyecek caydırıcı tedbirler alınmalıdır
Eğitim-öğretim hizmeti sunumu esnasında veya bu hizmetten kaynaklanan nedenlerle eğitim
çalışanlarına karşı cebir, şiddet veya tehdit kullanan kişilerin cezalandırılması; eğitim
kurumlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla
işlenen kasten yaralama suçunun tutuklama nedeni varsayılan suçlardan sayılması ve eğitim
çalışanlarına karşı işlenen suçlar sebebiyle ceza hukuku kapsamında yürütülmekte olan
işlemlerde ve davalarda personelin talebi üzerine Millî Eğitim Bakanlığı’nın hukuki yardımda
bulunması noktasında düzenleme yapılmalıdır.
Eğitim kurumu yöneticiliği ikincil görev olmaktan çıkarılmalıdır
Eğitim kurumu yöneticiliğinin eğitim liderliğine dönüştürülmesi, yöneticiliğin profesyonel bir
meslek olarak ele alınarak ‘ikincil görev’ ve ‘görevlendirme’ kapsamından çıkarılarak kadro
unvanlı bir uzmanlık mesleği hâline getirilmesiyle mümkündür. Eğitim kurumu yöneticilerinin
bir eğitim ve okul lideri olarak inisiyatif alanları genişletilmeli, mevzuat kuşatmasından
kurtarılmalı, bürokratik rolleri azaltılmalı, yetkilendirilip güçlendirilerek eğitim-öğretimle ilgili
rolleri öne çıkarılmalıdır.
Okul bazlı ödenek uygulamasına geçilmeli, temizlik ve güvenlik personeli yetersizliği
giderilmelidir
Okulların kendi kullanımlarına sunulmuş herhangi bir ödenekleri olmadığından personel açığı
sorunu kalıcı olarak çözülememektedir. Okul yöneticilerinin, eğitim çalışanlarının okulları açık
tutmak için verdiği mücadele, bürokratik engellere, kırtasiyeciliğe ve ödenek yoksunluklarına
kurban edilmemelidir. Bu sorunun kökten çözümü için okul bazlı ödenek tahsis edilmeli,
personel dışı cari harcamaların yönetilmesi için ödeneklerin doğrudan okul yönetimleri
tarafından kullanılması sağlanmalı; okulların temizlik ve güvenlik personeli ihtiyacı bir an
önce karşılanmalıdır.
Öğretmen atama ve yer değiştirme süreçleri mağduriyete neden olmamalıdır
Öğretmen atama ve yer değiştirme iş ve işlemlerinde eğitim ve öğretim faaliyetlerini sekteye
uğratacak düzeydeki eksiklikler, mevzuattaki yetersizlikler, öğretmenlerin yer değişikliği
taleplerinin karşılanamamasına, mağdur olmalarının yanı sıra çalışma barışının bozulmasına
ve motivasyon kaybına neden olmaktadır. Dezavantajlı ve elverişsiz şartların hüküm sürdüğü
yerleşim yerlerinde görev yapan eğitim çalışanlarına yönelik gönüllülüğü esas alacak
tedbirlerin alınması, rasyonel atama ve yer değiştirme sistemlerinin kurulması, eğitimcilerin
en büyük beklentilerindendir.
Genel idare hizmetleri ve yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının mali ve özlük hakları
iyileştirilmelidir
Eğitimin kalitesi için ter döken memur ve hizmetli çalışanlarımızın mali ve özlük hakları
iyileştirilmelidir. Millî Eğitim Bakanlığı kadrolarında Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Teknik
Hizmetler Sınıfı, Yardımcı Hizmetler Sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında çalışanların eğitim-
öğretim hizmetinin aksamadan en etkin şekilde yürütülmesi için emek sarf ettiği gerçeği
görülmelidir. Bu çerçevede, hazırlık ödeneği, öğretmenlerle birlikte eğitim-öğretim
hizmetlerinin yürütülmesinde emek sarf eden Millî Eğitim Bakanlığı’nın merkez ve taşra
teşkilatı kadrolarında görevli tüm hizmet sınıflarındaki eğitim çalışanlarına da ödenmelidir.
Görevde yükselme ve unvan değişikliği takvimi bir an önce yayımlanmalıdır
Memur ve hizmetliler başta olmak üzere, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Teknik Hizmetler
Sınıfı, Yardımcı Hizmetler Sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında yer alan eğitim çalışanlarının
liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde mesleki ilerlemelerini sağlayan en önemli araçlardan
biri olan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları konusunda Bakanlık somut adım
atmalı, sınav ve atama takvimi, Bakanlık çalışma takvimine alınarak belirsizlik giderilmelidir.
Eğitim-Bir-Sen olarak, yarıyıl tatilinin öğrencilerimiz için bir dinlenme dönemi olmasını
temenni ediyor; eğitim çalışanlarına, salgının gölgesinde geçen eğitim-öğretim dönemi için
verdikleri emeklerden dolayı teşekkür ediyoruz.
Mehmet ÇABUK
Şube BAŞKANI







