14 MAYIS BİLİMSEL ECZACILIK GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI
“Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri – Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı”
DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI,
Ülkemizde bilimsel eczacılığın temellerini oluşturan ilk eczacılık sınıfının kurulduğu ve ilk eczacılık dersinin verildiği tarih olan 14 Mayıs 1839’dan bugüne tam 187 yıl geçti.
187 yıldan bu yana mesleğimizi bilimsellik, etik ilkeler ve halk sağlığının korunması üzerine inşa ediyoruz. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren 30 bini aşkın toplum eczanesi ve kamuda, akademide, sanayide görev yapan 55 bin eczacı; sağlık sistemimizin en yaygın, en erişilebilir ve en güvenilir sağlık noktası olarak hizmet sunmaktadır.
Bu yılki 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü temamızı:
“Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri – Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı” olarak belirledik.
Çünkü bugün dünyada sağlık sistemleri yalnızca hastalıkların tedavisi üzerine değil; koruyucu sağlık hizmetleri, bağımlılıkla mücadele, erken tanı, kronik hastalık yönetimi, yaşlı bakımı gibi toplum temelli sağlık hizmetleri üzerinden yeniden şekillenmektedir.
Türkiye’de de toplum eczaneleri, en hızlı ve en kolay ulaşılır birinci basamak sağlık kuruluşlarıdır. Doğru bir modelle yönetilmesi gereken bu güçlü ağ, birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendiren stratejik nitelik taşımaktadır. Ancak maalesef ülkemizde eczacıların sağlık sistemine sunabileceği katkıdan yeterince faydalanılmadığını görüyoruz.
Bugün eczanelerimizde sadece Sosyal Güvenlik Kurumu’na sunulan reçeteler bağlamında baktığımızda yılda yaklaşık 508 milyon reçete işlem görmektedir. Bu sayı sağlıkla ilgili en kritik noktalardan birinin eczaneler olduğunun açık göstergesidir.
Eczanelerimiz;
• kolay erişilebilir yapısıyla,
• yaygın hizmet ağıyla,
• bilimsel danışmanlık kapasitesiyle koruyucu sağlık hizmetlerinin en güçlü paydaşlarından biri olmalıdır.
İlaç-eczacılık alanımızdaki mevzuat ve uygulamalar bu çerçevede yapılandırılmalıdır.
Kronik hastalıkların yönetiminde, koruyucu sağlık hizmetlerinde, bağışıklama hizmetlerinde, çoklu ilaç kullanımına bağlı risklerin azaltılması ve ilaç etkileşimlerinin denetlenmesi gibi güvenli ilaç kullanımına ilişkin alanlarda verilecek sağlık hizmet sunumları;
• gereksiz kamu harcamalarını azaltır,
• erken risk tespiti sağlar ve
• ulusal ölçekte veri üretir.
Bu hizmetlerle aynı zamanda hasta sağlığı ve memnuniyeti artar, sağlığa güven güçlenir.
KIYMETLİ BASIN MENSUPLARI,
Birbirinden farklı alanlarda çalışan Eczacılar etkin, güvenilir ve kaliteli ilacın güvencesi olmak gibi son derece hayati bir sorumluluğu omuzlarında taşımaktadır.
Eczacılar, kamuda, hastanelerde, akademide, ilaç endüstrisinde, kooperatif ve depolama ağlarında, meslek örgütlerinde görev yapmaktadır.
Genç meslektaşlarımızın içinde bulunduğu istihdam darboğazı, mesleğimizin en yakıcı sorunlarının başında gelmektedir.
Plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle, artık ülkemizde eczacılık alanında ciddi bir istihdam krizi yaşanmaktadır.
2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir.
2017 yılında 1.448 olan yıllık mezun sayısı, 2025 yılında 3.868’e yükselmiştir. Son yıllarda her yıl yaklaşık 3800 eczacı mezun olurken halen fakültelerde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 25 binin üzerindedir.
– Yeni eczacılık fakültesi açılışları durdurulmalıdır,
– Kontenjanlar ülke ihtiyaçları doğrultusunda bilimsel verilere dayalı olarak yeniden belirlenmelidir,
– Eczacılık eğitimi başarı sıralaması 50 bin ile sınırlandırılmalı,
– Eğitimde kalite ve akreditasyon esas alınmalıdır,
DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI,
Birinci basamak sağlık hizmetlerinin en önemli unsurlarından biri olan eczanelerimizde sunulan sağlık danışmanlığı ve ilaç hizmetleri 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun ile düzenlenmektedir.
Mesleğimizin geleceğini doğrudan etkileyecek yasal düzenlemeler için ihtiyaçların tanımlanması, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ilgili tüm paydaşların değerlendirmeleri ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda ele alınmalıdır.
Sağlık Bakanlığımızın gündeminde olduğu ifade edilen 6197 Sayılı Kanun’a ilişkin taslak çalışmalar Birliğimiz, Eczacılık Akademimiz ve Bölge Eczacı Odalarımızın katılımıyla gerçekleştirilen değerlendirme toplantılarında kapsamlı biçimde ele alınmıştır.
Türk Eczacıları Birliği ve 59 Bölge Eczacı Odamızın ortak yaklaşımı nettir: Eczacılık mevzuatında yapılacak düzenlemeler; meslek örgütünün görüşü alınarak, kamu yararı ve toplum sağlığı odağında hazırlanmalıdır.
Eczacılık mesleğinin geleceğini, özgür ve bağımsız eczane modelini ve toplum sağlığını riske atacak hiçbir yaklaşımı kabul etmiyoruz.
Eczacılığı basit bir ticaret faaliyeti haline getiren, ilacı ve sağlığı meta olarak gören anlayışlara karşı olduğumuzu açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz.
DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI
• OECD verilerine göre Türkiye’de sağlık harcamalarının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla içindeki payı yaklaşık %5,3 düzeyindedir. OECD ortalaması ise %9,3 seviyesindedir.
• Kişi başı ilaç harcamasına bakacak olursak OECD ülkelerinde bu rakam ortalama 570 dolar seviyesindeyken, Türkiye’de son 10 yılın en düşük seviyesi olan yaklaşık 131 dolar düzeyindedir.
OECD ortalamasının oldukça altında kalan bu oranlar, Türkiye’yi OECD ülkeleri arasında son sıralara yerleştirmektedir.
Avrupa’da yenilikçi ilaçların erişim oranı yaklaşık %46 düzeyindeyken, Türkiye’de bu oran %3 seviyelerine kadar gerilemiştir.
Özellikle vurgulamak isteriz ki; ilaç yoklukları eczacıların iradesiyle ortaya çıkan bir durum değildir. Zira eczacılar olarak amacımız, bütün hastaların güvenli, etkili ve erişilebilir biçimde ilaçlara ulaşmasını sağlamaktır. Sorunun temel nedeni ilaç fiyatlandırma politikalarının mevcut ekonomik koşullar göz ardı edilerek belirlenmesidir.
Ülkemizde yerli ilaç üretiminin stratejik bir ulusal hedef olarak önceliklendirilmesi artık bir zorunluluktur. Akademik birikimimiz, yetişmiş insan kaynağımız ve Ar-Ge kapasitemiz, bu üretimi başarıyla gerçekleştirebilecek düzeydedir. Ancak bu potansiyelin hayata geçirilmesi için güçlü, istikrarlı ve uzun soluklu bir devlet politikasına ihtiyaç duyulmaktadır. Kendi ilaçlarımızı ülkemizde üretmediğimiz ve dışa bağımlılığı kırmadığımız sürece, ilaç yoklukları kronik ve yapısal bir sorun olarak varlığını sürdürmeye devam edecektir.

KIYMETLİ BASIN MENSUPLARI;
Mesleğimiz bugün; artan işletme maliyetleri, ilaç yoklukları, istihdam baskısı ve ekonomik zorluklar karşısında çok katmanlı bir mücadele vermektedir. Bu yalnızca mesleki değil, aynı zamanda halk sağlığının geleceğine ilişkin bir mücadeledir.
Bu nedenle eczacılık mesleğinin sorunları; günü kurtaran geçici yaklaşımlarla değil, akılcı, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla ele alınmalıdır.
Hastalarımızın ilaca ve sağlık ürünlerine en doğru danışmanlıkla ve en güvenilir şekilde erişebileceği tek adres eczanelerimizdir. Eczanelerimizin sunduğu birinci basamak sağlık hizmetinin sürekliliği, ancak ekonomik olarak güçlü ve mesleki bağımsızlığı korunmuş bir eczane yapısıyla mümkündür.

Son olarak Bilimsel eczacılığa, halk sağlığının korunmasına, mesleki değerler ile etik ilkelere olan bağlılığımızı vurguluyor; ülkemizin dört bir yanında görev yapan tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nü kutluyoruz.
Halkın gözü ve kulağı olarak ilaç ve eczacılık alanındaki gelişmeleri dikkatle izleyen siz değerli basın mensuplarına teşekkür ediyor, tüm vatandaşlarımıza sağlıklı günler diliyoruz.







